23 Nisan 2017 Pazar

bugün yalnız-ca yürüyorum

Bugün üzerimde kimseden bir parça taşımıyorum. Bir hatıra, bir eşya yok; bugün herkesi sırtımdan atıyorum. Kendi kendime kalıyorum en doğal halimle. Yüzümü olduğu gibi bırakıyorum, ayna gözlerimin çöktüğünü, izlerimin çoğaldığını haber veriyor, uyandığım andan itibaren biraz yorgunum ki bu fiziksel olmayan yorgunluk  bedenime yansıyor.
Bugün yalnız-ca yürüyorum. Ve bugün sahiden çok üşüyorum rüzgarı kemiklerimde hissediyorum.
Hislerimi yanıma almıyorum bugün yeniden yaşamak istiyorum. Donuk ifademle yola çıkıyorum.
Her adımda sayamadığım kadar çok şey düşünüyorum. Gökyüzüne bakıyorum bunu yapmayalı uzun zaman olmuştu. Sanırım orayı yeniden sevmeye başlıyorum. Tanıdık yerlere gidiyorum ama biraz yabancı hissediyorum. Zaman ve mesafeler diyebilirim, beni ait olduğum yerlere yabancılaştırdı. Bugün birkaç tanıdığı görmezden geliyorum, tanımadığım birileriyle birden çok kez karşılaşıyorum.
Bugün kayboluyorum. Hiç girmediğim sokaklara giriyorum ve kaldırımların kenarında dengede kalmaya çalışarak yürüyorum. Bir şarkı başlıyor ve ellerim birbirine kenetleniyor, kontrol edemiyorum dudaklarım titriyor. İnsanlar bana bakıyor ve dolup taşıyorum.
Ben bugün ağlıyorum. Yürüdüğüm tüm sokaklarda hıçkırıklarım yankılanıyor benim arkamdan ve ıslanıyor tüm yollar. Yürüyemiyorum, yüzümü elimle kapatıp bir kaldırım kenarına çöküyorum ve canım yanıyor bunu hissediyorum.
Başka bir şarkının sesini sonuna kadar yükseltiyorum bu bana güç veriyor. Yine kendi ellerimle yüzümü siliyorum çünkü ben bugün sahiden yalnızım. Ayağa kalkıyorum yeniden,
 "güçsüz değilim yüzümü gözyaşımla yıkasam da"

...görmüyorum yaklaştığını ve kornasını duymuyorum. Ben bugün ölüyorum. Bugün korkuyu yaşıyorum. Kendime geliyorum birilerinin bana bağırmasını duyuyorum;  yolun ortasındayım, dinlemeden adımlarımı hızlandırıyorum yalnızca yürüyorum.

Bir yere geliyorum neresi olduğunun ne önemi var; kollarıma farklı farklı parfümler sıkıyorum her birini tek tek kokluyorum, neyi arıyorum güzel kokan hatıraları mı?
Bugün bitiyor şekerli sakız çiğniyorum ve yine kaldırımların kenarındaki taşlara basıp inip kalkarak yürüyorum. Güzel bir şarkı ki elimle ritim tutuyorum.

Bugün üzülüyorum ve eğleniyorum. Bugün mutluyum ve ağlıyorum. Ben bugün ölüyorum ve yeniden yaşamayı keşfediyorum. Bugün yeniden seviyorum, üşüyorum ve yoruluyorum. Küsüyorum ve yeniden aşık oluyorum. Yalnız kalıyorum ve kendime güç veriyorum.
Bugün yalnız-ca yürüyorum.

1 Şubat 2017 Çarşamba

iyileşiyor gibisin


 Yüzünde kendini belli etmemeye çalışan bir yorgunluk görüyorum. Bazı yerlerde stresin getirdiği birkaç kızarıklık. Gözlerin çökmüş içeri doğru, çukurları karşıdan fark ediliyor. Zayıflamış yüzün damarların yollar yapıyor, kana susamış bembeyaz olmuşsun. Saçların uzamış ama yıpranmışlar. Çok fazla yolmuşsun güzelim saçlarını, çok sinirlenmişsin çok üzülmüşsün haklısın. Tırnakların uzamış hayret, belli ki stresten ısırdığın parmakların yenilenmeye başlamış. Eskiye göre toparlanmışsın ama bileklerin hala kopmak üzere, ellerin titriyor içten içe.  Kalbin de hala kırık görüyorum.  Vücudunda izler var umarım sen yapmamışsındır. Farkında bile değilsin kendine zarar veriyorsun.
 Sen hala çığlıklarını mı yutuyorsun, iyileşmiyor muydun? Sırtında küçük küçük benekler var hatta omzunda da görüyorum. Şirin duruyorlar üzülme. Bacaklarını uzatmışsın öyle sanki ömrün boyunca en zor yolları mı yürüdün? Belki haklısın.

 Kahve kokuyorsun birkaç dakika olmuş içeli. Kıyafetlerine kadar sinmiş kokusu bu halini seviyorum. Dilinde de hala tadı var dudaklarını yalayıp duruyorsun.
 Bir şey itiraf edeyim, harcanmaya mahkumsun. Daha iyiye gidiyorum diyerek kendini avutma çabanı haklı buluyorum ama sen kötüye gidiyorsun sanırım. Yükseldiğini zannederken batıyor olmandan korkuyorum. Hiç umudun kalmamış sanki ruhunda.
Ve sen harcanacaksın sevgiyi harcadığın gibi. Biteceksin tüm duygularını alacaklar senden. Hak ettiğini zannettiğin her şeyi kabulleneceksin. En güzelini kendine yakıştıramayacaksın. Kendine küseceksin sonunda. Konuştuğun her aynayı sen bana yazık ettin diyerek yumruklayacaksın. Kendine yazık edeceksin, saçlarını daha çok yolacaksın, ellerin titreyecek, parmaklarından kan akacak kalem tuttukça. Her satırı öldüreceksin.
En güzel şeyleri yaşarken bile ya yanlış bir şeyler varsa diye şüpheye girip hissedemeyeceksin. En mutlu anında içinde birileri sen hatalısın diye bağırıyor. Korkuyorsun ya hatalıysan?  İçinden geldiği gibi hatalar yapamayacaksın ama doğruyu da bulamayacaksın. Özür dilerim sana kötü davranmak istemiyorum, seni seviyorum. Seni anlamayacaklar kimse içini anlamayacak. Suçlayacaklar ki sen suçlusun, kendine yazık ettin. Ama hazır olmanı istiyorum. Hata da yapacaksan hiç olmazsa tereddüt etmemeni istiyorum.  Üzüleceksin sonra kendi kendime kıydım ben diyerek yine zarar vereceksin, en çok da kendine. Çığlıklarını yutmayacaksın kanayan ellerini de tutmayacaksın. Tükenen gözyaşlarını tekrar harcayacaksın.
Sonra geçecek. Bana olan oldu zaten büsbütün kaybettim diyerek boşvereceksin. Yeniden güleceksin mutlu olacaksın. Ya da öyle sanacaksın.
Belki tutunduğun dala daha çok sarılacaksın ve tüm bunlar olmadan seni kurtaracak. Belki daha çok aşık olacaksın, sevgiyi harcamana rağmen o tarifsiz duygu seni affedecek ve düşmene izin vermeyecek.
Şu an nasılsın bilmiyorum. İyi gözüküyorsun böyle devam et. Yabancı sesleri dinlemiyorsun, güzel şeyler hissediyorsun ve gülümsüyorsun. Çok güzelsin. Sadece hazır ol yenilmeye. Umudunu koru eğer kazanırsak buraya yeniden geleceğim ve sarılacağım sana. Bu sefer başardık diye ağlayacağız. Sen bana bakma, iyi olacaksın. Seni seviyorum.

20 Ocak 2017 Cuma

ait









''Sen aşık olmuşsun gecelere küsmüşsün girdaba sürüklenmiş boşvermişsin.''

 Sen teslim olmuşsun ne olacaksa olsun deyip, sevmişsin. Sen alabileceğin en doğru karar yerine, yapabileceğin en güzel hata yerine, yaşayabileceğin en güzel his yerine sevileni koymuşsun.
Sen kaybolmaya razı olmuşsun, mahvolmayı tükenmeyi bile kabul etmişsin. Ve acısı acın olmuş ömrünü ömrüne katmışsın.
Kendine dair her şeyden vazgeçmeyi göze almışsın, unutmuşsun kendini. Geceye küsmüşsün, hayallerini değiştirmişsin baştan sona. Kafandaki sesleri umursamaz olmuşsun, içinde yaşayan güçleri boşvermişsin. Ait olmuşsun sen tüm benliğinle.
Sen bitmeyi göze almışsın. Sanki en kötü günlerini unutmuşsun, yeniden hayat bulmuşsun. Bir çift ve tek ruh, tek nefes olmuşsun. Sığınacağın yuvanı bulmuşsun. Gözyaşında saklayıp bir daha ağlamamayı kabul edeceğin ruhu bulmuşsun. Gerçek dünyayı bile artık yaşanılabilir bulmaya başlamışsın. Düşüncelerin dolmuş, içinden taşmış. Kontrolünü kaybetmişsin, dinle sen çoktan delirmişsin ki bu delilikten de memnunsun.

 Şimdi korkuyorsun. Asla dediğin tüm tekrarlarının beşeri acılarının seni yakmasından korkuyorsun. Sen kırılıp tam toparlanmışken paramparça olabilme ihtimalin yüzünden geri çekiyorsun kendini. Sevmeyi hissetmek istiyorsun, ağlamak istiyorsun. Kendini kaybedip sevilenin ruhunda yeniden bulmayı istiyorsun. Sonunu düşünmeden, biraz sonrası için endişe etmeden sadece sevmek istiyorsun ama yorulmuşsun. Sanki her şeyi yaşamış da bıkmış gibisin. Pişmanlıklarında boğuluyorken yeni pişmanlıklara hazır değilsin. Sonsuz bir girdaba sürüklenmeyi bütün kalbinle istiyorsun ama çırpınacak gücün kalmamış. Kelimelerden korkuyorsun, kendini anlatamamaktan korkuyorsun. Aldığın tüm kararları bozup kendinle yeni bir iç savaşa girecek kadar güçlü de değilsin. Ruhunda var olan tüm güven duygusu emilip yok olmuşken, yeni bir  güveni en baştan en yıkılmaz haliyle işlemeye çalışıyorsun. Ve sevmeyi seviyorsun. Ve ne olacaksa olsun deyip teslim oluyorsun. Çünkü sen aşık olmuşsun, var olan her şeyi köşelere itip, ruhunun tamamına sevileni doldurmuşsun.



*Aynadaki, şimdi kendini bırakıyorsun. Söyleyeceklerim bitmedi ama kelimelerim kesildi. İlham için kendini bilen iki ruha teşekkür ediyorum.