10 Temmuz 2015 Cuma

unutulmayan umutlanmalar




''Dokunduğun her şey altına dönüştüğünde''

Rüyaların gerçek olacak.
Şehirdeki son ağaç kesildiğinde,geriye kuruyan yapraklar kalacak.
Şehrin son ışığı da söndüğünde; geriye yalnız yıldızlar kalacak.
Yazdıkların okundukça,rüyaların gerçek olacak.
Şehrin son kapısı da kilitlendiğinde; sığınabileceğin tek yuva gökyüzü olacak.

''İşte benim krallığım geliyor''
İşte,senin krallığın geliyor. Ölümsüzler ordun,savaşan kelimelerin,yalnız halkın.
Şehir son kez umudunu yitirdiğinde; geriye ağlayan bulutları ve yağmurları kalacak.
Şehrin son canlısı da uyuduğunda; güneşi bekleyen tek sen kalacaksın.

Sonra;

Son yıldız da sönecek.Güneşi ilk sen göreceksin.Rüyaların gerçek olacak.Şehri gün doğarken koklarsan,sana saflığını ve serinliğini sunacak. İlk gün ışığını sen izleyeceksin.
Gece,yerini kötülüklere ve kabuslara bırakacak.
Belki her gün ışığında yeniden öleceksin. Seni ağlayan bulutlar uyandıracak,geceleri.

3 yorum:

  1. gündüzü kabuslarin ve kotuluklerin zamani olarak gormek ilginc geldi.
    genellikle tum cirkinliklerden ve kotuluklerden gece sorumlu tutulmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru,maalesef ki öyle. Fakat benim fikrimce geceler daha asil,daha masum zamanlar. Kötülüklerini gecelere saklayanlar da çok acımasızlar bence. Günler zaten kirli,bari geceler temiz kalsaydı. Teşekkürler :)

      Sil

Her yorumun, yeni bir hayal.